Çağın vebası: Diyabet (şeker hastalığı)

4.8.2020

Uzm. Dr. Nurettin İNANÇ

Facebook Paylaş Twitter Paylaş Haberi Yazdır
Merhaba değerli okurlar. İçinden geçtiğimiz zorlu salgın sürecini de göz önünde bulundurarak, ele almaya başladığımız kronik hastalıklar serisine diyabet hastalığı ile devam etmek istiyorum. Diyabet (şeker) hastalığı dahiliye poliklinik başvurularımız içinde önemli bir hasta grubunu teşkil etmekte ve sürekli artan sayıda yeni başvurularla yakın izlenmesi gereken kritik önemdeki bir hasta popülasyonunu oluşturmaktadır. 
Diyabet hastalığı yapılan son araştırmalarda ülkemizde yaklaşık %13 oranında görülmekte ve bu rakam ile kronik hastalıklar arasında başı çekmektedir. Diyabet tüm iller arasında %22 oran ile ülke genelinde en sık ilimizde görülmektedir. Bu rakam ile Malatya ülkemizde zirvede yer almaktadır.Bu durum ilimizde çalışan sağlık çalışanlarına ve hasta ile hasta yakınlarına önemli sorumluluklar yüklemektedir. Başta hekimler olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının hastalık ile ilgili temel yaklaşımları ve riskleri kavraması bu yaygınlıktan dolayı önem arzetmektedir.
Diyabet hastalığı kandaki şeker seviyesinin yüksek seyretmeye başlaması ile ortaya çıkmaktadır. Sağlıklı bireylerde kan şekeri 100 mg/dl nin altında seyretmektedir. Kan şekerinin 100 ile 126 mg/dl arasından seyretmesi pre-diyabet dediğimiz şeker hastalığı başlangıcı, 126 mg/dl üzerinde seyretmesi asıl diyabet hastalığı olarak tanımlanmaktadır. Diyabet dünya genelinde Tip 1 ve Tip 2 olmak üzere 2 temel gruba ayrılmaktadır. Diyabet kanda insülin düzensizliği veya yokluğu nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Genellikle genç hastalarda ortaya çıkan ve vücutta mutlak insülin eksikliği ve şeker koması ile ortaya çıkanlar Tip 1 diyabet; daha ileri yaşta ortaya çıkan insülin dengesizliği ve bunun sonucunda ortaya çıkan şeker yüksekliği ile seyredenler Tip 2 diyabet tanısı almaktadır. Bu iki grupta hastalığın özelliğinden ve seyrinden kaynaklı tedavide farklılıklar ortaya çıkmaktadır.
Tip 1 diyabet hastalarında vücutta mutlak insülin eksikliği olduğu için bu hastalar sadece dışardan uygulanan insülin tedavisinden fayda görmekte ve şeker hastalarında kullanılan haplardan fayda görememektedir. İnsülin hormon düzensizliği ile seyreden Tip 2 diyabet hastaları ise hastalığın seviyesine, diğer organ durumlarına, kan şekeri seviyelerine göre değerlendirilmekte ve bunlara hap ya da insülin tedavisi ayrı ayrı yada birlikte olacak şekilde uygulanabilmektedir. Bu kararı hastayı takip eden hekim gerekli muayene ve tetkikleri yaptıktan sonra vermektedir. Tip 2 diyabet hastalığı uzun süreli ve ilerleyici bir hasar ile seyrettiği için ortalama 8-10 yıl içinde hastalar hap tedavilerine yeterli oranda yanıt vermemeye başlamakta ve bunlara da insülin tedavisi başlanması gerekebilmektedir.
Her 2 tip diyabet hastalığı da dinamik ve ilerleyici bir sürece sahip olduğu için hastaların düzenli olarak 3 ayda bir muayenelerini ve tetkiklerini yaptırması önem arz etmektedir. Bu takiplerle ortaya çıkan tedavi yetersizlikleri ve buna bağlı şeker yükseklikleri erken saptanabilmekte; gerekli önlemler erkenden alınabilmektedir. Şeker yüksekliği başta beyin, kalp ve böbrek olmak üzere tüm organlarda hasara neden olduğu için hasta ve hasta yakınlarının kontrollerini aksatmaması gerekmektedir. Maalesef aksi halde ortaya çıkan hasarların tamamen düzelme şansı olamamakta; hastalarda böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği, görme kaybı, felç gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir. 
Diyabet hastaları için şeker kontrolünde yaşam tarzı değişikliği, düzenli beslenme alışkanlığı ve egzersiz de en az uygulanan tedaviler kadar önemli unsurlardır. Toplumdaki yanlış beslenme alışkanlıkları ve durağan yaşam tarzı yüksek genetik risk ile birleşince ilimizde olduğu gibi yüksek hastalık oranları ortaya çıkmaktadır. Üretilen yeni insülinler ve ilaçların yardımıyla tüm hekimler bu sinsi düşmanla mücadele etmeye kararlıkla devam etmektedir. Uzun süre etki eden insülinler, kandaki fazla şekeri böbrek yoluyla vücuttan uzaklaştıran ilaçlar tedavideki yenilikler olarak göze çarpmaktadır. Hastaların doktor kontrollerini aksatmaması bu yeniliklerden faydalanabilmesi için yeterli olacaktır. Son olarak tüm okurların içinde bulunduğumuz kurban bayramlarını kutluyorum. Şeker hastalarını bu güzel günlerde düzenli beslenme konusunda dikkatli davranmaya davet ediyorum. Sağlıkla kalın. 
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Yapılan Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Örnek Gazete
Süper Lig Puan Durumu

Nöbetçi Eczaneler

Yazarlar