BÜYÜK GÜÇLERİN YÜKSELİŞİ veya ÇÖKÜŞÜ

12.10.2020

Hasan Yalçın KARATAŞ Emekli Kurmay Yarbay

Facebook Paylaş Twitter Paylaş Haberi Yazdır
        Uluslararası sistem sürekli değişikliğe uğramakta ve bu değişiklikler yalnızca devlet adamlarının günlük eğilimleri politik askeri olayların gelgitleri yüzünden değil, dünya gücünün temellerinde daha derin değişimler meydana gelmektedir. 
        Uluslararası sistem içerisinde önde gelen devletlerin her biri hem zengin hem de kuvvetli olmayı sürdürmek üzere, varlığını ve gücünü artırmaya çalışırken ekonomi ve strateji arasındaki etkileşime dikkat çekmek isterim. 
        Büyük güçlerden herhangi birinin zaferi ya da başka büyük gücün çökmesi çoğu kez silahlı kuvvetlerinin uzun süre yaptığı savaşların sonucunda olur. Ancak bu o devletin verimli ekonomik kaynaklarının savaş sırasında daha az ya da daha çok etkili bir biçimde kullanılmasının ve daha arka planda o devletin ekonomisinin, diğer büyük devletlerinkine kıyasla, asıl çatışmadan önceki yıllarda yükseliş veya çöküşün bir sonucudur.
          Dünya meselelerinde başı çeken büyük güçlerin yarattıkları güç birikimi değişmez değildir. Bunun sebebi güçler arasındaki eşit olmayan büyümedir. Tarihe baktığımızda her güç farklı dönemlerde farklı üretimler yapmış ve farklı büyümeler sağlayarak GSMH larını artırmış, artırdığı bu hasıla ile teknolojik gelişmeleri hızlandırmıştır. Silahlı kuvvetlerine ayırdığı payı artırarak bölgesel veya küresel güç olmuştur. 
       Ancak; bölgesel veya küresel güç olan güçler uzun süreli savaş veya mücadeleyi sürdürürken ekonomiyi aşındırabilirler ya da ekonomisinin güvenliğini sağlamak  için büyük askeri güç bulundururlar. Askeri güç ve ekonomi birbirine bağımlıdır ve birbirinden etkilenirler. Bir büyük güç uzun süreli savaşa ve mücadeleye devam ederken üretim ekonomisinde zayıflama ve çöküşe dikkat etmelidir. Ekonomiden silahlı kuvvetlerine ayırdığı pay artarak devam ederken ekonomisinde küçülme ve gerileme olur ise büyük güç te çöküşe başlar.(ibn Haldun Mukaddimesinde her devletin doğup gelişip yok olacağından bahsetmiştir.) Büyük güçlerin yükselişten sonra çökmelerinde izledikleri çizgi üretim ve gelir sağlamaları ile askeri güçleri arasında uzun vadede daha anlamlı bir ilişkinin var olduğunu ortaya koymaktadır. 
        Birinci ve ikinci dünya savaşlarını incelediğimizde büyük güçlerin nasıl yükseldiğini ve nasıl çöktüğünü görebiliriz.
           Osmanlı İmparatorluğu kuruluşundan Viyana Kapısına kadar ilerlemiş ve Kuzey Afrika ve Orta Doğu yu fethetmiştir. Kuruluş felsefesi inancı yeniliklere açık olması ile sürdürülebilir. Güçlü bir ekonominin olması ile bu gücü ortaya koyabilmiştir. Bilimde ve sanayileşmede gecikmiş olması ekonomisini güçsüz hale getirmiştir ve devlet çöküşe geçerek elde ettiği toprakları da koruyamaz hale gelmiştir. Silahlı kuvvetlerine ekonomiden ayırdığı pay azalmıştır ve çöküşe geçmesi mukadder olmuştur. Batılıların baskıları ile Islahat ve Tanzimat Fermanları, Balta Limanı Sözleşmesi, dış borç alımı, batılı devletlere yaslanma ve uzun süreli savaşlar imparatorluğun çöküşünü getirmiştir. 
        Batılı devletler; İngiltere-Almanya-Fransa nın yükselişi sanayi devrimlerine Osmanlıdan önce başlamış olmaları buharı sanayide kullanmaları, teknolojiyi harp silah ve araçlarında üstün bir şekilde kullanmaları ve ekonomilerini büyütmeleri ile bölgesel ve küresel güç olmuşlardır. Ancak; uzun süreli savaşlarla ekonomilerinin büyümesi yeteri kadar olmadığı için çökmemişler fakat gerilemişlerdir. 1929 büyük ekonomik buhranı bunların sonucudur. Aradan artan üretimi ve büyüyen ekonomisi ve güçlü teknolojileri ile ABD ve Sovyetler Birliği büyük güç olarak ortaya çıkmıştır. 1990 lara kadar soğuk savaş bu iki kutuplu güç dengesini devam ettirmiştir. (Nato ve Varşova Paktı) Sovyetlerin yıkılması ile Rusya Federasyonu ortaya çıkmıştır. Rusya 15 sene içerisinde kendini toparlamış ve Putin in liderliğinde tekrar büyük güç olarak kendini göstermiştir.
        ABD bu sürede sanki tek hegemon güç olarak ortaya çıkmış gibi hala da dünyayı yönetmeye çalışıyor.  
       Artık dünyada tek kutupluluk ve iki kutupluluk bitti. 
         Çin, Hindistan gibi devletlerin ekonomisi ve silahlı kuvvetleri büyüyor ve bir güç olarak ortaya çıkıyorlar. Çin, Hindistan yeni teknolojik ve ekonomik güçleri, silahlı kuvvetleri ile güç olduklarını ortaya koydular. Özellikle Çin Orta Doğu da Asya da Pasifik te Afrika da etki alanını genişleterek büyük güç olduğunu göstermiştir. Çin –Bir Yol Bir Kuşak- projesiyle de ( ABD engellemesine rağmen) küresel güç olarak ortaya çıkacaktır. 
       Büyük güçlerin yükseliş ve çöküşleri rakiplerinin gücü ile de her daim alakalıdır. Nefesi yeten koşmaya devam eder, nefesi yetmeyen çöker oturur. Burada nefesi ekonomi olarak düşünün koşucu güçleri iyi yetişmiş insan kaynakları gibi düşünürsek uygun olur kanaatindeyim. Tabi milletlerin büyük güç oluşlarına sadece ekonomi, teknoloji ve askeri güç yetmiyor. Yetseydi S.A ve BAE leri büyük güç olurlardı. Üflesen 15 günde domino taşı gibi devrilecek devletlerdir. 
                                              Büyük Güç olmak için neler gerekir;
 - Kültürel ve toplumsal birliktelik
 - Ortak değerler ve amaçlar içinde şuurlu bir millet 
- Memleket sever mücadeleci ve entelektüel yapı 
- İyi ekonomi ve ileri teknoloji 
- Askeri güç - Nüfus gücü
 - Coğrafya yapısı 
- İyi yönetme becerileri 
- Jeopolitik ve jeostrateji yi iyi kullanma becerisi 
- Yetişmiş aydın sınıfının milliyetperver oluşu ve iyi yöneticilerle bürokratların yetiştirilmesi. 
- İşin ehline verilmesi
 - Kuruluş ve yükseliş felsefesinin olması 
- Bölgedeki toplumlara ahlaki ve hukuki ölçüde önderlik edebilirlik 
- Devletin kurumlarının etkinleştirilmesi 
- Yetişmiş insan kaynağı
 - Büyük güç olabilmek için devletin bir ülküsü bir mefkuresi, bir ideali büyük bir amacı ve rekabet edebilir bir strateji sinin olması gerekir. 
- Güç ve liderlik beraber gitmeli  
- Diğer bölgesel ve küresel güçlere karşı Milli Siyaset Belgesi, ihtiyaç varsa güncellenmelidir. 
- Rakiplere karşı büyük bir direnç oluşturulmalıdır
 - Hasılı Milli Güç unsurları etkili ve verimli kullanılmalıdır. 
- Davanız varsa Kavganız da olacaktır. 
TÜRKİYE nin Bölgesel Güç Olması 
        Türkiye bölgesel güç olmak istiyorsa bölgede oyun kurucu olmalıdır. Oyun kurucu olmak için etki alanını genişletmesi gerekmektedir. Yoksa oynayamıyoruz yerimiz dar demek zorunda kalır. Etki alanını genişletmek ve oyun kurucu olmak için tarihten (genetiğimizden) gelen düşünce ve insan kaynaklarımız var. Ufak dokunuşlarla insan kaynaklarımızı geliştirebiliriz. İçerde birliği sağlamak ve Türk insanını bilinçli bir şekilde üretime yönlendirerek daha da fazla üretim yaptırarak ekonomik kalkınmayı şaha kaldırıp bilimi öne alarak dijital ve teknolojik verileri en yüksek seviyeye çıkararak; güçlü bir ekonomi ortaya koyduktan sonra , Ordu-Millet olan Türk Milletini daha güçlü hale getireceğiz. Türk Devleti şuanda Deniz-Kara ve Hava Kuvvetlerinde son teknoloji ve dijital sistemlere uygun olarak savaş kabiliyetini ileri seviyeye taşıyor. Yukarıda saydığım hususlar da yerine getirilirse bölgesel güç olmak için geriye rakiplerle rekabet etmek kalıyor. 
        Dünyada Finansal Savaş Hiper-Stratejik silah haline gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti şunu görmelidir; Finansal Savaş kolay manipüle edilebilir. Gizli faaliyetlere izin verebilir, fazlası ile yıkıcı bir silahtır. Finansal savaş ekonomimizi çökertebilir. Ekonomimiz çökünce Silahlı Kuvvetlere ekonomiden ayıracağımız pay azalır. Sürdürülebilir şekilde bölgesel güç olamayız. İçeride birlik ve beraberlik bozulabilir dolayısı ile milli güç unsurlarını iyi kullanamayız. Güç olmadan da gerileyip çökme yine mukadderat olacaktır. Bunları önlemek için; Finansal Savaşı öğrenmeli ve karşı koymalıyız. Savunmadan Finansal Taarruza geçebilmeliyiz. 
       Artık Türk Devleti Finansal Savaş için şunu bilmelidir; bundan böyle savaşlar sadece tank, top ve askerle yapılmıyor Finansal Savaş için Silahlı Kuvvetlerde veya Maliye Bakanlığında ya da ortak bir yapılanma ile Finansal Savaş için birlikler kurulup tatbikatlar yaparak bu savaşa hazır olmalıyız. Binaenaleyh;  Finansal Analistler, Genetik Biyo-Kimya uzmanları bilgisayar Hacker ları Finansal Birlikler savaşların asli unsurları olacaklardır.
        Türk milleti coğrafyasında bölgesel güç olmak zorundadır. Aksi halde bize yeniden Sevr i imzalatacak anı beklemektedirler. Bölgesel güç olmaz isek bölgede itilen kakılan durumuna düşer koyun sürüsüne döneriz.
 Zavallı koyun sürüsü 
- Çobanı da 
- Kurdu da
 - Köpeği de
 - Sahibini de Besler!!! 
       Geçmişini hatırlamayanlar onu tekrar yaşamaya mahkumdur. Hiçbir tehlikenin olmayacağına inanmak çok tehlikelidir. 
       Ülkemizin milli savunmaya ekonomiden ayırdığı pay giderek artıyor. Aynı şekilde ekonomimizde giderek büyümelidir. Aksi takdirde bölgesel güç olma mücadelesini sürdüremeyiz. Günümüzün savaşları daha maliyetli olmaktadır. Harbe hazırlık maliyetleri de artmıştır. İkinci Dünya Savaşına göre bombardıman uçağı 200 kat Muharebe gemileri 20 kat Muharebe tankları 25 kat daha fazlaya mal olmaktadır. Bir denizaltı ikinci dünya savaşında ton başına 5.500 dolar iken bugün ton başına 1,6 milyon dolara mal olmaktadır.
       21. yy ın son çeyreğinde silah yarışları artmakta maliyetleri de kat, kat yükselmektedir. Budan böyle büyük güçler savaşlarda insan kayıplarını azaltmak ve savaşın büyük maliyetlerini düşürmek için vekalet ve hibrit savaşlar yapmaktadırlar ve yapacaklardır. 
       Türkiye Cumhuriyeti bu yarıştan kopmamak için harp silah araçlarının üretiminde müthiş gelişme yaşıyor. Bu gelişme ekonomimizle birlikte bölgesel güç olmamızı sağlayacaktır. Bu gelişmeler, Elektronik Harp, helikopterler, zırhlı muharebe araçları İHA lar SİHA lar kamikaze SİHA lar savaş gemileri ve elektronik sistemleri, tanklar ve elektronik sistemleri, her türlü mühimmat roket ve füze sistemleri toplar, hafif silahlar, bombalar vs. bu harp silahlarını daha da geliştirmek ve ihracatından elde edilen karlarla silahlı kuvvetler e ekonomiden ayrılan payı artırmayı –karşılamayı becerebilirsek katkısı milli ekonomiye olacaktır. Ekonominin de büyümesine katkı sunulur. Bölgesel güç olunur ve olmaya devam ederiz. Artık bölgemizde oyuncu ve oyun kurucu biz oluruz. Jeopolitik aklımızla ezber bozar ve ezber bozmaya devam ederiz. 
      Türk insanımızın bir ve beraber olması, Türk dünyasının bir ve beraber olması dileğiyle… 
SAYGILARIMLA,
 BİRLİKTE HAYIR VARDIR 
AYRILIKTA AZAP VARDIR 
Hasan Yalçın KARATAŞ 
Emekli Kurmay Yarbay 

Kaynakça: PAUL KENNEDY-BÜYÜK GÜÇLERİN YÜKSELİŞİ ve ÇÖKÜŞÜ 1991- PROF. DR. MACİT NADİM –KÜRESEL GÜÇ POLİTİKALARI TÜRKİYE ve İSLAM 2006 PROF. DR. ARMAOĞLU FAHİR -20. YY SİYASİ TARİHİ 1983

Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Yapılan Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Örnek Gazete
Süper Lig Puan Durumu

Nöbetçi Eczaneler