MORAL REARMAMENT-MANEVİ CİHAZLANMA DERNEĞİ

26.10.2020

Hasan Yalçın KARATAŞ Emekli Kurmay Yarbay

Facebook Paylaş Twitter Paylaş Haberi Yazdır
Siyasi mesihçilerin Türklüğü (Türkleri) durdurmak İslamı yok etmek için tarihin derinliklerinden gelen bir faaliyet, bir mücadele, bir organizasyonlar zinciri içinde olduklarını artık görüyor ve biliyoruz. Türk Milleti ve Türk Devletinin bunlara karşı mücadelesi ve direnişi başlamıştır.
        Biz sizi Hz İsa yı öldürürken gördük, peygamber efendimize iftira atarken gördük, biz sizi peygamber efendimize savaş açarken gördük, biz sizi Kerbela da gördük, biz sizi Hz Muhammedsiz Kuran üretmeye çalışırken gördük, biz sizi 1820 de İzmir’e ilk iki misyoneri çıkarırken gördük, biz sizi Anadolu da 100 sene içinde 2.000 misyonerle Türkiye nin aleyhine faaliyet yaparken gördük, biz sizi misyonerlerinizle Ermenileri teşkilatlandırıp, silahlandırırken, Türklere soykırım yaptırırken gördük, biz sizi Çanakkale de Kut-ül Amare de Sarıkamış ta Kanal Harekatında Balkanlarda gördük, biz sizi Sakarya da İstiklal savaşında gördük, biz sizi Atatürk ü Öldürürken gördük, biz sizi 1960 darbesinde 12 Mart ta 12 Eylül de 28 Şubat ta, 15 Temmuz da gördük. 1900 lü yıllarda misyoner okulları açarken gördük ( bu okulların kapatılması ve misyonerlerle mücadeleyi Atatürk ve Abdulhamit Han yapmıştır.), biz sizi 1960 lar da barış gönüllülerini Anadolu ya gönderirken gördük, biz sizi bazı sivil toplum kuruluşlarını (STK) ları devşirirken, dolarlarla toplantı ve konferanslar yaparken, sizlere rapor hazırlarken gördük, en son 15 Temmuz fetö kalkışmasıyla gördük, biz sizi Kuzey Irakta gördük, Kuzey Suriye de gördük, biz sizi Kıbrıs ta Mavi Vatanda gördük, biz sizi PKK da, PYD de DEAŞ ta gördük. Artık Türk Milletini yani uyuyan devi uyandırdınız. Türk Devleti olarak sizinle mücadele edilecek size direnilecektir. 

         Türk Devleti sizinle en sert mücadeleyi yapacaktır. Gerisi yok. Mücadeleye devam. 

         Türkiye de yabancıların, emperyalistlerin bazı sivil toplum kuruluşlarını bazı tarikatları veya bunların içinden kişileri devşirerek Türkiye yi uysallaştırmak, acımasız Neo-Liberalizmin sömürgesi haline getirmek için dönüştürmek istediklerini görüyoruz.

         Bu dönüştürme faaliyetlerini yürüten örgütlerin biri Moral Realmament= manevi cihazlanma derneği adı altında İstanbul Beyoğlunda Asmalı Mescitte bir apartmanda kamu yararına çalışan dernek statüsünde kuruluyor. 11 Kasım 1966 da kuruldu. Bu derneği kuran İstanbul valisi Fahrettin Kerim Gökay dır. Bu Fahrettin Kerim Gökay 33. Dereceden masondur ve İllumunati üyesidir. Mason Fahrettin Kerim Gökay ilim yayma cemiyetinin de kurucusudur. Bu dernek bugün devam ediyor. İnşallah ilim yayma cemiyeti bu mecrasından bugün ayrılmıştır diye düşünüyorum. Moral Realmament in kurucusu ABD li Lutheren Papazı Frank BUCHMAN dır. Adı geçen papaz iyi bir evanjelistdir. Papazın taktiği; Sessiz Dinleyicilik- Gizli yönlendiriciliktir. 

         Manevi cihazlanma cemiyetinin kimlerle iş tuttuğuna bakalım; Yukarıda belirttiğim gibi 33. Dereceden Mason İllimünati üyesi İstanbul Valisi Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay, bugünde devam eden bir tarikatın şeyhi Ömer Fevzi Mardin dir. Ömer Fevzi Mardin İstabul daki evini dergah haline getirmiş ve çalışmalarına devam etmiştir. Bahse konu papazı Ömer Fevzi Mardin le tanıştıran sıkı durun!!! Sosyalist gazeteci Ahmet Emin Yalman dır.

          Bir mason bir papaz bir şeyh bir sosyalist gazeteci bir arada. Bu kompozisyondan Türk Milleti lehine bir şey çıkmayacağı bellidir. 

         Bu manevi cihazlanma derneği 67 vilayette abartılmış kominizim tehlikesine karşı kominizim le mücadele dernekleri kurmuştur. Erzurum da 2. Olarak kurulan kominizimle mücadele derneğinin başına Fetö elebaşı geçmiştir. Bu dernekten önce İstanbul Rum Patriğinin dostu Vatikan a mektup yazan said-i nursidir. Arkasından kelime-i şahadetin Muhammedun resulullah kısmını söylemeye gerek yoktur diyen fetö ve 15 Temmuz 2016 kalkışması çıktı. 

         Bahse konu dernek fetönün ilk kuluçka yuvasıdır. Dinler arası DİYALOG CEPHESİNİ KURARAK Senkretik bir din oluşturmak istemişlerdir. Nedir bu dinler arası diyalog; Yahudilik, Hristiyanlık İslam dini karıştırılarak yapılandırılmış yeni bir dünya dini meydana getirmek için yapılan faaliyetlerdir. Hatta İslam dinini yozlaştırarak, içi boşaltılarak, alt unsur haline getirerek küreselcilerin hedefi olan tek dünya devleti, tek dünya dili, tek dünya dini haline getirmek istemektedirler. 

         1960 yılındaki 27 Mayıs darbesinden önce bu cemiyetin kurucuları başbakan Menderese birçok proje götürmüşler. Bu projelerden biri de İstanbul şehrinin dinler arası başkent olması, fener patrikhanesinin Vatikan gibi bir devlet olması, Kariye Camisinin bir tür hilafet merkezi olması yapılandırılması, Ayasofya nın kilise haline getirilmesi istenmiştir. Ogün ki Türk hükümeti bunların hiçbirine müsaade etmemiştir. Ayasofya bugün cami olarak ibadete Cumhurbaşkanı tarafından açılmıştır. 

         Türkiye de 1990 lardan itibaren moda olan üç dinin birliği projesi de (İbrahim i dinler projesi) bu teşkilatın kurucuları ve yandaşları tarafından ilk defa 1957 yılında mason derneklerinin de teklifi haline getirilmiştir. Dinler arası diyalog ve İbrahim i dinler projesinin en önemli görünen figürü fetö elebaşıdır. 15 Temmuz 2016 da Cumhuriyet Türkiyesi ne karşı yapılan kalkışmanın da elebaşıdır. Ancak hadisenin kökenleri daha derindedir. Fetö elebaşı said-i nursi ekolündendir. Said-i nursi vatikan a mektup yazmış ama gidememiştir. Ancak talebesi fetö elebaşı vatikan a gitmiştir. Papa ya şöyle konuşmuştur; ‘ en aciz bir şekilde hatta biraz cüretle, bu pek kıymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mütevazi yardımlarımızı sunmak üzere size geldik.’ der. 

        Her ikisi, usta çırak yani said-i nursi ve fetö elebaşı Türk Müslümanlığına (Kuranda anlaşıldığı gibi) Halil İnalcık, Orhan Türkdoğan, İngiliz tarihçi Arnold Toyenbee nin ifadesiyle Semerkand-Buhara-İstanbul eksenindeki Hanifi Maturidi Türk Müslümanlığı anlayışına mehdi-mesih fenomeni ni sokan yaygınlaştıran kişilerdir. ( evanjelistler ve kabala anlayışının ana düşüncesi mesihçiliktir.) Hiçbir Kuran ayetinde 1. Derecede sahih hadislerde yer almayan mesih-mehdi fenomeni gerçekte BOP ta kullanılan siyasal mesihçiliktir. Peygamberimizi dışlayan Hz Muhammedsiz bir senkretik bağdaştırılmış İslam projesidir. İbrahim i dinler potasında ezotorik/batıni bir tek dünya dininin alt birimi haline dönüştürmek istiyorlar. Bu coğrafya da bu yapıldı ki insanlar devşirilmiştir. 

         O gün, bu gündür devşirilmiş olan sivil toplum kuruluşları ABD kuruluşların dan ne kadar dolar aldıkları hangi toplantıları kimlerle nerede nasıl yaptıkları nasıl raporladıkları ABD deki kuruluşlara nasıl gönderdikleri ve bu sivil toplum kuruluşlarının başkanlarının kimler oldukları Mustafa Yıldırım ın Sivil Örümceğin Ağı kitabında var. Ben iki defa okudum arzulayan okuyabilir. Bu sivil toplum kuruluşları demokrasi adı altında Türkiye nin aleyhine nasıl çalıştıkları nasıl etnik ayrımcılık yaptıkları ABD kuruluşlarına nasıl bilgiler verdiklerini ibretle göreceksiniz. 
       
        PKK/PYD, YPG, DEAŞ, evangelist brunson 2018 de ABD ye uçtu. Fetö siyasal mesih-mehdi fenomenleri aynı terzinin farklı kumaşlarıdır. 

        Sonuç olarak; Müslüman Türkler olarak Oku ayetini iyi anlayıp Kuran da doğrudan belirtilen 700 ayetteki aklı kullanmamız gerekir. Aklımız ve imanımızla bilimi ve tekniği üreteceğiz. Eğer aklımızı kullanmaz isek batılılar tarafından tekrar devşirilip Türk Milletine ve Türk Topraklarına ihanet etmiş oluruz. Türk Devleti artık bu faaliyetleri gördü devşirilmelere yabancı istihbarat faaliyetlerine müsaade etmemelidir. ABD ve Avrupalı kuruluşlar ve ezotorik misyoner örgütler ellerini kollarını sallayarak Türk Topraklarında faaliyet yapamamalılardır. Türkiye dışardan kuşatılmak isteniyor. Biz bu kuşatmayı Kuzey Irak ta parçaladık. Kuzey Suriye de hançer gibi böğürlerine girerek dağıttık. Mavi Vatan da durdurduk. Karabağ da iti kovar gibi kovduk. İçerideki işbirlikçileri ağababalarına hizmet edemeyecekleri şekle getirildi. Bu coğrafyada uyuyan dev uyandırılmıştır. Türk Devleti Bölgesel Güç olmuştur. Bundan böyle bizden habersiz bu coğrafyada harita çizilmeyecektir. Evvel ahir bizim olacak ezel ebed bizim olacaktır. 

Türk Dünyasının Bir ve Beraber Olması Umuduyla 

AYRILIKTA AZAP VARDIR 
BİRLİKTE HAYIR VARDIR 
Saygılarımla

 Emekli Kurmay Yarbay
 Hasan Yalçın KARATAŞ 

Kaynakça: 1-Mustafa Yıldırım

-SİVİL ÖRÜMCEĞİN AĞI2
-Kurtoğlu Ramazan -Akıl sağlığı Tsunamisi
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Yapılan Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Örnek Gazete
Süper Lig Puan Durumu

Nöbetçi Eczaneler