TÜRKİYE NİN JEOPOLİTİĞİ VE SON KALEDEN DIŞARI ÇIKMAK

24.11.2020

Hasan Yalçın KARATAŞ Emekli Kurmay Yarbay

Facebook Paylaş Twitter Paylaş Haberi Yazdır
Türkiye 100 yıl önce Osmanlı coğrafyası olan Avrupa, Afrika, Orta Doğu, Kafkaslardan sökülüp atılmıştı. Son kale Anadolu topraklarına sığınmıştı hatta son kalenin içinde faaliyet yürütür hale gelmişti. 1923-1938 de öncelikle son kalenin içinde yeniden tertiplenme ve yeniden düzenlenme faaliyetlerine başlandı. Tabi ki son kaleden işgalciler kovulduktan sonra. Son kaleye saldırılmasını önlemek için hızlı kalkınma hamlelerine başlandı. Kafamızı bir dışarı çıkardık Balkan Paktı ve Sadabat Paktını kurduk. Uçak ve silah üretmeye başladık. Dışarıya satmaya başladık. Bu faaliyetlerimizi yerinde boğdular. 2. Dünya Savaşı, Marshall Yardımları Nato ya da girdiğimizde bize tekrar son kaleden çıkmayın burada oturun çıkacağınız zamanı biz söyleriz dediler. 

 

        Jeopolitik: coğrafyanın politikaya etkileridir. İyi bir devlet yöneticisi, iyi bir komutan coğrafyanın kendine bahşedeceği hususları bilirse ona göre politika üretir. Coğrafya kaderdir. Kaderin üstünde kader varsa kaderinizi iyi kullanın. Korkmayın sizi ölümden koruyacak olan ecelinizdir. Batılılar, Atlantik ekseni bizim büyümememiz ve son kaleden çıkmamamız için bizi serumla beslemeye çalıştılar, yaptıkları müdahalelerle. Darbelerle, çatışmalarla, cemaatlerle, terörle terbiye etmeye ve son kaleyi parçalamaya çalıştılar. 60 senedir enerjimizi tüketmeye çalıştılar. Ama hepsini defettik başarılı olamadılar. Batının içerden son kuşatması fetöcü kalkışmasıdır. Başarısız oldular ve girişim kursaklarında kaldı. Bu defa dışarıdan Kuzey Irak, Kuzey Suriye, Doğu Akdeniz ve Kafkaslardan kuşattılar son kaleyi. 

     
         Artık son kaleden çıkıyoruz!... Kuzey Irak ta Kuzey Suriye de son kaleden çıktık oralarda kaleler inşa ediyoruz, kuşatmayı yardık. Doğu Akdeniz de Mavi Vatan da, Kıbrıs ta, Libya da mücadele ediyoruz. Kafkaslarda Azerbaycan la hareket ederek buradan da kuşatma kaldırıldı. Azerbaycan 30 sene sonra tekrar Karabağ a yerleşiyor. Azerbaycan Türkiye-Rusya-İran arasındaki Astana üçlüsü iken Kafkaslarda Hazarda bu üçlünün dördüncü partneri olacaktır. Mutlaka Nahçıvan-Azerbaycan koridoru açılmalıdır. (doğu kapısı) Azerbaycan ın Ermenistan dan isteyeceği tazminatı bu koridorun-yolun açılmasında kullanmalıdır. Bu yolun arazisi gerekirse satın alınmalıdır. Bu koridorun güvenliği Rusya da olmamalıdır. Böylelikle Adriyatik ten Urumçi ye yolumuz açılmış olacaktır. Gözümüz aydın olsun. Türk Dünyasına Büyük Türkistan a gidişimizin önündeki engel kalkmış olacaktır. 

 

        Azerbaycan ile geliştirdiğimiz ikili ilişkiler; Ekonomi e, eğitimde, ticarette, teknolojide, harp silah ve araçlarında, netice almış meyvesini vermiştir. Karabağ kurtarılmış Azerbaycan da milli duygular zirveye taşınarak özgüven kazanılmıştır. Diğer Türk Devletleri ile de Azerbaycan örneğini daha da geliştirerek ikili ilişkileri zirveye taşıyarak Türk Birliğini kurabiliriz. Bunu yapabilmemiz için üniversitelerimizde kürsüler veya enstitüler kurarak Türk Devletleri ile ilgili donanımlı uzmanlar yetiştirebiliriz. Atatürk 1934 te şöyle diyordu ‘’ Bir gün Sovyet imparatorluğu dağılacaktır, Türkistan coğrafyasında dilimizden, dinimizden, soyumuzdan kardeşlerimiz vardır. Buna hazırlıklı olmalıyız.’’ (Sovyetler dağılmadan 60 sene önce) Türkiye nin itibarı Karabağ da Azerbaycan ın yanında durmasıyla bütün Orta Asya da artmıştır. Savaşa girmeden kazanmıştır. ‘ komutan odur ki savaşa girmeden kazana’ Türkiye nin harp silah araçlarındaki teknolojik üstünlüğü bilgi birikimi İran ı, Ermenistan ı, Irak ı, Suriye yi, Mısır ı, Yunanistan ı ürkütmüştür. Bu da bizim için gurur kaynağıdır. Türkiye 1918 te Nuri Paşa komutasında Kafkas İslam Ordusu ile Bakü ye girmiş ve Azerbaycan Devleti kurulmuştur. Yine Türkiye 103 sene sonra Kafkaslara ayak basacaktır. Ne mutlu o Orduya, İslam ın Kılıcı da Kalemi de biziz. 

 

       Kafkaslarda başta Azerbaycan, Türkiye, Rusya kazandı. Ermenistan kaybetti. Minsk grubu kaybetti, küme düştü güç 30 sene sonra zoru (oyunu) bozdu. Türkiye Karabağ da maça çıkmadan 5-0 kazandı. Uluslararası ilişkilerde genelde kurumlar arası diplomasi işleri konjonktüre göredir. Kişiden kişiye yapılan diplomasi çabuk başarı, çözümü getirir. Erdoğan Putin görüşmesi kişiler üzerinden yapılan diplomasinin başarılı bir örneğidir. Nahçıvan, Azerbaycan arasında açılacak doğu kapısı ve koridoru Türkistan ı bize açar. Bu Türkiye jeopolitiğinin bize açacağı yeni ufuklardır biz bu coğrafyanın yeni şekli ile yeni stratejiler oluşturmak durumundayız.

 

         Türk Milletinin, Türk Devletinin genetik kodlarından gelen tarihi bir aklı vardır. bu coğrafyada Türkiye yıldızlaşan bir güçtür bu şekliyle coğrafyaya damgayı biz vuracağız. Türkiye güç alanlarını genişletirken etki alanlarını kapsama alanlarını büyütürken o alanlara gidince emperyalist olmadan ahlaki değerler içinde, hakkaniyet içinde kazan-kazan metodu ile genişlemenin bedelini kendi ödemeden oralarda kazanmalıdır. Eğer genişlemenin arazi olarak olmazsa bile bir bedeli vardır. Ekonominiz yeterli derecede güçlü olmazsa etki alanlarınızı kaybedersiniz. Mutlaka ekonomiyi güçlü tutmak gerekir. Büyük güçlerin çöküş nedenlerinin en büyük sebeplerindendir.

         Kafkaslar, Hazar bölgesini barış havzasına dönüştürebiliriz. Nahçıvan, Azerbaycan koridoru açılırsa Gürcistan baypas edilmiş olur. Hem Gürcistan ı hem de Ermenistan ı iççimize alıp ilişkiler kurarak bölgede barış sağlanabilir. Öncelikle Ermenilere kendilerinin Yahudi, Ermenistan ın da İsrail olmadığını bu düşüncesinden vazgeçirip diaspora boyunduruğundan kurtarmak gerekir. Batının oyuncağı olmasından da kurtarmak gerekir. Hazar Denizinden Karadeniz e bir kanal açılabilir mi? Açılırsa bu kanalın Türkiye ye fayda ve mahsurları ortaya konarak Türkiye yi yoksa baypas eder mi? Ona bakmak gerekir. 

 

        Türkiye jeopolitiği Türkiye ekseni stratejisi üretmeye çok uygun, Güney Doğu Asya dan Avrupa ya, Kafkaslar dan Orta Doğu ya, Karadeniz den Afrika ya bu coğrafyanın merkez ülkesidir. Türkiye den Güney Asya ya Arap olmayan Müslüman ülkeler var, bu ülkelerin kuzeyinde Türk Devletleri var, Orta Doğu ve Afrika ülkeleri var. Ayrıca; Çin in –bir yol bir kuşak- projesine ortağız. Bir yol bir kuşak projesinde Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu yapıldı. Avrupa ya kadar demiryolu iyileştirilmeye devam ediyor. Doğu Akdeniz de bir liman, Trabzon da bir liman, Filyos ta bir liman, Çandarlı da bir liman yapılarak kara yolundan, demiryolundan gelen yükler bu limanlarda çeşitli ülkelere gidecek. 

 

        Bu kuşaktaki (bir yol bir kuşak) ülkelerle ikili ticari, ekonomik, sosyal, siyasal ilişkilerimiz gelişecektir. Türk ekseni Atlantik ten Pasifiğe kadar genişleyecektir. Türkiye enerji ve lojistik üs olacaktır. Türk ekseni Afrika içlerine kadar genişleyecektir. Pasifik ten batı ya gelen karayolları ve deniz yollarının çoğu bizim coğrafyadan geçmektedir. Bu da Türkiye için yeni ufuklar demektir. Bölgemizde etkinliğimizi artırarak güç oluruz, güç birikimi sağlarız. Türkiye kendi eksenin de ne kadar söz sahibi olursa o kadar güçlenir ve yükselir. Türkiye Pasifik ve Batı nın tam ortasındadır. Atlantik ten Pasifiğe, Kafkaslardan Ortadoğu ya ve Afrika ya siyasi ve kültürel etki alanı genişler. Bu bölge de etki alanı bu kadar geniş olacak bir ülke yoktur. Bu etki alanı genişliğini sürdürebilmek için tekrar tekrar söylüyorum: bu etki alanlarından azami derecede ekonomik fayda sağlamamız gerekir. Ekonomimiz güçlü olmaz ise etki alanlarımızı kaybederiz. 

 

        21. yy da güç Atlantik ten Pasifiğe kayıyor. ABD ve Avrupa kaybediyor. ABD son 30 yıldır kaybediyor, hiçbir değer üretmiyor. Kendi hukukunu ve uluslararası hukuku hiçe sayıyor. Kaba gücünden başka bir şeyi kalmadı. 70 trilyon dolar borcu var, bu borcu ödeyemez 2050 yılına kalmadan çökeceğini düşünüyorum. 

 

        15 Kasım da Çin inde aralarında bulunduğu Asya-Pasifik bölgesinde 15 ülke dünyanın en büyük bölgesel kapsamlı serbest ticaret anlaşmasını yaptı. Bu ülkeler; Brunei, Kamboçya-Endonezya-Laos-Malezya-Myanmar-FilipinlerSingapur-Tayland-Vietnam birliğinin diyalog ortakları Çin-Japonya-Güney KoreYeni Zellanda-Avusturalya dır. Bu ülkelerin nüfusu 2 milyar 200 milyondur. Dünya nüfusunun 3 te 1 i GSYİH( gayri safi yurtiçi hasıla) larının toplamı dünyanın toplam GSYİH nın %30 unu teşkil etmektedir. ABD ve Avrupa bu anlaşmanın dışında kalmıştır. ABD nin ve Batı nın gerilemesi ile boşluk meydana gelmiş. Bu anlaşma ile bu ülkeler boşluğu doldurmuştur. Zaten güç Atlantik ten Pasifiğe kayıyor idi. Asya değer yargılarını tamamen yitirmiş Batının tek yanlı dünya sistemi hayallerine son vermiştir. Artık yeni bir dünya kuruluyor. Türkiye merkezi ülke olması dolayısı ile de bu yenidünya da yerini alacaktır. 

 

        Bir yol bir kuşak projesi ile bu anlaşmayı yapan 15 ülkenin mamul ve yarı mamul ürünleri demiryolu ve karayolun dan bizim üzerimizden Avrupa ya gidecek veya yukarıda saydığım limanlardan batıya taşınacaktır. Bu yol Çin den Londra ya eskiden 30 günde gidiyordu. Şimdi 15 günde gidecek, Çinden Türkiye ye 10 günde gelinecek. 

 

       Sonuç olarak; Türkiye bulunduğu coğrafya da merkez ülke olarak (Türk Ekseni) önce Türk Devletleri ile Adriyatik ten Urumçi ye güçlü bir Türk Ekseni oluşturabilir. Çin in bir yol bir kuşak projesi ve 15 Kasım da Asya Pasifik ülkelerinin yapmış olduğu anlaşma ile (serbest ticaret anlaşması) yeni bir eksen oluşturmalıdır. Kafkaslardan Afrika ya diğer bir eksen geliştirmelidir. Bahse konu olan bölgelerdeki ülkelerle kazan-kazan ilkesi ile Türkiye bölgenin parlayan yıldızı olabilir. Cumhuriyetimizin 100. Yılında 2023 ten itibaren yeniden büyük ve güçlü Türkiye yi yaratabiliriz. Eğer bu eksenin nimetlerinden rantabl şekilde faydalanamaz isek ekonomimiz zayıflar, genişleyen büyüyen Türkiye küçülür. Etki alanlarımızı ve kapsama alanlarımızı kaybeder yeniden son kaleye çekiliriz. İçerden ve dışardan tekrar kuşatılırız.

 

 ÇALKALANSIN KARADENİZ TANRI TÜRK E YAR OLSUN. 

 

Türk Dünyasının Bir ve Beraber Olması Dileğiyle 

 

Saygılarımla, 

 

Ayrılıkta Azap Vardır, 

Birlikte Hayır Vardır, 


Hasan Yalçın KARATAŞ 
Emekli Kurmay Yarbay
Yorumlar
Adınız :
Yorumunuz :
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Yapılan Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Örnek Gazete
Süper Lig Puan Durumu

Nöbetçi Eczaneler